
İstanbul Haseki Hastanesi AIDS Teşhis Kliniği şefi mikrobiyoloji uzmanı Dr. Özcan Nazlıcan tokalaşarak, aynı bardaktan su içerek, yemek yiyerek, dokunarak, sarılarak hastalığın kesinlikle bulaşmadığını belirtiyor. Ortak kullanılan tuvalet, yüzme havuzları, sinek ya da böcek ısırmalarıyla AIDS’in bulaşmasının imkansız olduğunu kaydeden Nazlıcan, “Ancak dudak ve ağız kenarındaki zedelenmeler, bunlara yol açacak sert öpüşmeler, virüsün kolayca vücuda girmesine sebep olur.
Diğer taraftan virüs spermde ve vajina salgısında bulunduğundan, cinsel ilişki sırasında vajinaya, penis mukozasına veya rektuma bulaşır” diyor. Öte yandan Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, küresel toplumda vakaların yüzde 70 – 80′nini cinsel yolla bulaşma oluşturuyor. Kan ve kan ürünleri de, AIDS’i bulaştıran bir başka etken grup, ancak bu alanda alınan önlemlerde birçok ülkede başarı sağlandı. Enjektör, bistüri gibi tıbbi araçlardan hastalığın bulaşma riski ise yüzde 5 – 10. Yine tüm dünyadaki HIV bulaşmalarının yüzde 5 – 10′u anneden bebeğe gerçekleşiyor.
Korknuç portre
* Dünyada her gün 8 bin yeni AIDS vakası görülüyor.
* Dünyada her gün bin çocuk AIDS’li doğuyor.
* Dünyadaki AIDS’lilerin ancak yüzde 6′sı ilaç kullanabiliyor.
* Dünyada 23 milyondan fazla kişi enfekte durumda.
* Bunların 3 milyonu 15 yaşın altında çocuk.
* AIDS 2 milyon çocuğa annesinden bulaşmış.
* 1996′da günde bin çocuk AIDS’den öldü.
* Türkiye’de ilk AIDS tanısı, 1985′te kondu.
BM verilerine göre;
* 1997′de 5.8 milyon kişi AIDS’e yakalandı.
* Şu anda dünyada 3.6 milyon kişi AIDS’li ve hayatta.
* 1997 yılında 2.3 milyon kişi AIDS’ten öldü.
* Salgının başlangıcından beri 11.7 milyon kişi öldü.
Nasıl anlaşılır?
HIV virüsü vücuda girdikten 8 hafta kadar sonra, antikorlar oluşmaya başlıyor. Bu antikorların varlığını, kandaki çeşitli testlerle göstermek mümkün. Bugün en güvenilir ve yaygın kullanılan antikor testi, ELISA yöntemi. Eğer bu testte kişinin kanında HIV antikorlarına rastlanırsa, mutlaka “Western Blot” adı verilen ikinci bir testin uygulanması lazım. O da pozitif çıkarsa kişinin HIV’le enfekte olduğu kesinleşiyor. Doğrulama testi yapılmadan HIV pozitif tanısı konulamıyor.

Uzmanlar, aşırı kilo ve zayıflığın doğurganlık için etken bir faktör olduğunu, genç kızlarda son zamanlarda görülen sıfır beden olma hevesinin yumurtlama açısından zararlı olduğunu söylüyor.
Adet düzeninin bozulabildiğini ve yumurtlama fonksiyonlarının zarar gördüğünü belirten uzmanlar, sıfır beden sendromundan hanımların gelecekleri için kaçınmaları gerektiği uyarısında bulunuyorlar.
Tüp bebek uygulamalarında devlet desteğinin azaltılacağının altını çizen Doç. Dr. Rafael Levi, “23 yaşından genç olanlara bu desteği vermeyelim deniyor. Üst yaş sınırınınsa 40′dan 39′a indirilmesi düşünülüyor. Şu anda alt yaş sınır yok. Devlet üç denemeye kadar tüp bebek uygulamalarını karşılarken yeni düzenlemeyle bunu ikiye indiriyorlar.
İlacın yüzde 80′ini devlet karşılayıp yüzde 20′sini katkı payı olarak vatandaş ödüyordu. Bunun da değişeceğini düşünüyoruz. Bu uygulamalar güçlük çıkaracak. Tüp bebekte dördüncü denemeyi de göze almak gerekiyor.” şeklinde konuştu.

İktidarsızlığın sadece bu sorunu yaşayan erkeğin değil karı-kocanın ortak sorunu olduğunu ifade eden uzmanlar, iktidarsızlığı önlemenin de yine eşlerin birbirlerine olan desteği sonucu oluşturulacak özgüven yoluyla yapılabileceğini belirtiyor.
“Uygun partner, uygun zaman, uygun mekan, uygun uyarı koşullarının sağlanması cinsellikte önemli”
İktidarsızlık konusunu değerlendiren Psikolog Serap Güngör şunları söyledi:
“İktidarsızlık; iletişimi arttırıp yakınlaşmanın önündeki engelleri kaldırarak, gerçekçi cinsel beklentiler geliştirerek ve cinsel özgüveni yeniden kazanmakla kolayca üstesinden gelinebilecek bir cinsel sorundur.
Erkeğin partneri hakkında neler hissettiği, cinsel ilişkiye girdiği şartlar, ilişkisinin genel kalitesi ve diğer bütün hayat olayları sertleşme kalitesini önemli ölçüde etkiler. Yani “uygun partner, uygun zaman, uygun mekan, uygun uyarı” koşullarının sağlanması cinsellikte ve özellikte ereksiyon sağlamada çok önemlidir. Sertleşme sorunlarının büyük çoğunluğu psikolojik nedenlere bağlıdır” dedi.
Güngör şöyle devam etti:
“Bu kişilere cinsel terapi öneriyoruz. Cinsel terapide ereksiyon sorunlarını çözmede kullanılan cinsel egzersizler ve ev ödevleri öğretilirken, cinsel mitlere itibar edilmemesi için bilişsel yeniden yapılandırma yapılır, sağlıklı ve mutlu bir cinsel ilişkinin kalitesinin penisin sertliğine veya uzunluğuna, orgazmların sayısına ve ilişkinin süresine bağlı olmadığı anlatılır.
Penisin sertleşmesinin iradeyle ulaşılabilecek bir olay olmadığı, erkeğin cinsel olarak uyarılmasıyla, tahrik edilmesiyle mümkün olduğu anlatılır. Çünkü ereksiyon spontane bir şekilde gerçekleşir ve erkeğin ereksiyonuna direk iradesiyle hükmetme şansı yoktur, erkek ancak dolaylı olarak ereksiyonun oluşmasına yardımcı olabilir.
Cinsel terapi sürecinde cinselliğin bir güç gösterisi olmadığı, cins el birleşmenin bir görev gibi önceden belirlenmiş programlar içinde gerçekleştirilmesinin yanlışlığı ve eşlerin cinsel problemlerini korkmadan, utanç duymadan ve açık yüreklilikle konuşmaları üzerinde durulur”

Uzun süredir üzerinde çalışılan doğum kontrol haplarının, HIV virüsü taşıyan bayanlarda AIDS bulaştırma riskinin daha yüksek olduğu bulundu.
Afrikada yapılan araştırmanın başkanlığını üstlenen Washington Üniversitesi, HIV virüsü taşıyan doğum kontrol hapı kullanan ve hormon iğnesi yaptıran bayanların AIDS’ i bulaştırma riskinin bu tür ilaçlar kullanmayan bayanlara göre daha yüksek olduğunu belirtildi. Yapılan bir diğer açıklamada ise, HIV virüsü taşımayan fakat bu tür ilaç tedavisi gören bayanların, HIV virüsü taşıyan eşlerinden kapma riskinin hormon tedavisi görmeyen bayanlara göre daha fazla olduğu belirtildi.

Çağımızın hastalıklarından biri olan cinsel yolla bulaşan hastalıklar bir çok insanı ölüme kadar götürebiliyor. Her yıl cinsel yolla bulaşan hastalıklara yakalananların sayısı oldukça fazla. Cinsel yolla bulaşan hastalıkların başında çok eşlilik geliyor. Cinsellik esnasında korunmayan kişiler ilerleyen zamanlarda, bir çok hastalığa davetiye çıkartıyor. Çok eşliliğn kabul görmesi hastalıkların yayılmasında yardımcı oluyor. cinsel yolla bulaşan hastalıklar hemen ortaya çıkan kendi belli eden bir hastalık türü değildir. Hastalığın görülmesi aylarca ya da yıllar sürebiliyor. Bu nedenle her yıl mutlaka rutin kontrollere gidilmesi öneriliyor.

Bayanların en çok tercih ettiği topuklu ayakkabılar, uzmanların yaptıkları açıklamaya göre cinsel gücü arttırıyor. Topuklu ayakkabı giyen bayanların kendine oldukça güvendiğini ve kendilerine seksilik kattığını söyleyen izlenimciler bu tarz ayakkabı giyen bayanların cinsel hayatının daha renkli ve heyecanlı olduğu söyleniyor. Kalçaları belirginleştirerek boyu uzatan topuklu ayakkabılar bayanlara ayrı bir seksilik katıyor. Buna bağlı olarak yapılan araştırmada 55 yaş altı topuklu ayakkabı giyen bayanların cinsel hayatını renklendirdiği belirtiliyor. Topuklu ayakkabı giyen bayanların rahim duvarı kaslarını güçlendirerek libidosunu arttırıyor ve cisel yaşamı güçlendiriyor.

Almanya’ da yapılan araştırmaya göre, sürekli çalışan ve farklı şeylerle uğraşan bayanların cinsellikten zevk alamadıklarını belirtiyor. Eğitimli kadınların cinsel yaşamlarından memnun olmadıklarını ve bu durumun hayatlarını olumsuz yönde etkiledkleri belirtildi.
Araştırmaya katılan 18 ile 49 yaş arası lise mezunu ve yüksek öğrenim görmüş kadınlar katıldı. Araştırma sonucuna göre lise muzunu kadınların yüksek öğrenim görmüş kadınlara oranla daha fazla cinsel hayatının daha renkli olduğu belirtiliyor. Yüksek öğrenim görüş kadınların sürekli farklı şeyler düşünüyor olması cinsel yaşamını olumsuz yönde etkiliyor ve mutsuzluğa neden oluyor. Kariyer sahibi bayanların eşlerini seçrken oldukça dikkat etmesi ve yaşanılan sorunlar karşısında gereğinden fazla düşünmesi de cinsel hayatı olumsuz yönde etkiliyor.

Erkeklerde büyük sağlık sorunlara neden olan ancak yinede birçok erkeğin tercih ettiği viagra haplarının yerini, ABD kökenli bir ilaç firması tarafından erkekler için üretilen vibratör alabilir. Firma tarafından Viberect olarak adlandırılan bu vibratör sinirleri uyararak Viagra gibi ilaçlara ihtiyaç duymadan erkeğin ereksiyon olmasını sağlıyor. Cinsel ilişkiden 7 ila 10 dakika önce kullanılmaya başlanan vibratör ABD Gıda ve İlaç Yönetimi tarafından onaylanırken, Ağustos ayı içerisinde ilk olarak Amerika’da 300 dolar yani 500 Türk Lirasına satışa sunulacak.

Diş fırçalamanın orucu bozup bozmayacağı en şok sorulan sorular arasında yer alıyor. Ranmazan ayında da diş sağlığına önem vermek gerekiyor. Uzun süre aç kalma sonucunda oluşan ağız kokusu, sadece ağız ve diş sağlığı ile önlenebilir.
Diş Hekmleri Odası’ ndan gelen açıklamaya göre, oruçlu iken diş macunu ve su yutmamak şartı ile dişlerin fırçalanabileceği belirtiliyor. Müslümanların büyük önem verdiği temizliğe, öncelikli olarak ağız ve diş sağlığı ile başlanması gerektiğini belirten Diş Hekimleri Odası, oruçlu iken diş tedavisinin de yaptırılabileceği belirtildi. Sahur ve iftar yemeklerinden sonra mutlaka dişlerin fırçalanması gerektiği belirtilirken, fırçalanmayan dişler bakteri üreteceği için daha fazla çürük oluşmasına neden olacağı vurgulanıyor. Dişler fırçalandıktan sonra mutlaka diş ipi ile temizlenmeli. Diş ipi işleminden sonra mutlaka ağız gargarası ile ağızda bulunan bakterilerin yok edilmesi gerektiği belirtilirken, derinlemesine diş temizliğinin ağız kokusuna engel olacağıda belirtiliyor. Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde doksan beşinin ağız sağlığının bozuk olduğu belirtilirken, bir an önce önlem alınması gerektiği de vurgulanıyor.

Bembeyaz dişler her bayanın hayalidir. Son zamanlarda yapılan araştrımalarda bembeyaz dişler hayal olamktan çıkıyor. Diş üzerinde oluşan lekelerden şikayetçi iseniz ve istediğiniz gibi görünmüyorsa basit bir kaç işlem ile harika gülüşler elde edebilirsiniz.
Dişleriniz üzerinde oluşan lekelerden kurtulmak için, diş hekimlerini uyduladığı diş taşı yöntemi ile bembeyaz dişlere sahip olmak mümkün. Dişlerin üzerinde ki plağı yok etmek ve lekelerin giderilmesi için polisaj işlemi uygulanıyor. Dişlerin üzerine bir lastik ile sürülen macun dişleri beyazlamasına yardımcı oluyor. Polisaj işlemi sonucunda dişleriniz de ki lekeler çıkmıyor ise, plak ve lekeler dişlerinizin içine işlemiştir. Diş içine işlemiş lekelrden kurtulmanın yolu polisaj işelminden sonra düzenli olarak beyazlatıcı etkisi olan diş macunları ile fırçalamak. Sigara için kişilerde daha sık görülen diş sararması için, diş sararmasını önleyecek diş macunları kullanılması öneriliyor. Uzmanlar diş arındırıcı ürünlerin kullanılmaması konusunda uyarıyor.