Alzheimer hastalığı, demansın en sık görülen tipi, hafıza, zeka, muhakeme, dil ve davranış dahil beynin zarar görmesidir. Hastalığın nadirde olsa, kalıtsal olarak 40lı yaşlardada insanları etkileyebilir Alzheimer a tutulmuş insanların neredeyse yarısının yaşları 75 ve 85 arasında değişmektedir. Bilişsel yeteneğinin kaybı geri döndürülemez olsa da, hastalığın ilerleme hızı bireylere göre değişmektedir
Alzheimer Hastalığı nedir?
Alzheimer Hastalığı, adını, 1906’da bir Alman Doktor olan Alois Alzheimer’den almıştır. Aradan geçen yüzyıl hastalığın tanısı ve tedavisi hakkında büyük ilerlemeler getirmiş olsa da, yapılabilecek şeyler hala sınırlıdır ve çözümleyici değildir. Demans (bunama), hastanın günlük faaliyetlerini yapmasını ciddi bir şekilde etkileyen bir beyin hastalığıdır. Yaşlı insanlar arasında en yaygın bunama türü, Alzheimer Hastalığıdır. Alzheimer Hastalığı, başlangıçta beynin hafıza, düşünce ve lisan yeteneği ile ilgili bölümlerini etkiler.
Alzheimer Hastalığı nasıl bir karakter gösterir? Bulgularının yaşlı hafıza problemleri ile benzer ve ayrı olan tarafları nelerdir?
Alzheimer Hastalığı ilerleyici bir hastalıktır. Hafıza kaybı, günlük işleri yapmada zorlanma ve davranış değişiklikleri gibi yakınmalarla ortaya çıkar. Bazı insanlar, bu tür bulguları normal yaşlanmanın bir sonucu olarak kabul ederler; bazıları da hastalık bulgusu diye düşünüp tıbbi yardım ararlar. Bu tür bulguların depresyon gibi diğer hastalıklara bağlı olup olmadığını değerlendirebilmek için doktor görüşü önemlidir.
Alzheimer Hastalığı ve yaşla ilgili hafıza kayıpları arasındaki farklar:
Yaşla ilgili hafıza problemleri: – Deneyimin bir bölümünü unutma – Daha sonra sıklıkla hatırlama – Yazılı ve sözlü direktiflere genellikle uyma – Genellikle notlarını kullanabilir – Genellikle kendi bakımını yapabilme Alzheimer hastalığındaki hafıza problemleri: – Tüm deneyimleri unutma – Daha sonra hatırlama çok nadir – Giderek yazılı ve sözlü direktiflere uymada zorlanma – Alınan notları giderek kullanamama – Giderek kendi bakımını yapamama
Hastalığın görülme sıklığı nedir?
65 yaş üzeri insanların %5’i, 80 yaş üzerindekilerin %20’si ve 90 yaş üzerinde olanların ise % 30’unda Alzheimer Hastalığı bulunmaktadır. Bu kadar sık görülen bir hastalığın başlangıç bulguları önem kazanmaktadır.
Hastalığın ikaz bulguları ile ilgili bilgi verir misiniz?
Hafıza kaybı: Yeni öğrenilen bilgilerin unutulması Alzheimer Hastalığının sık görülen erken bulgularındandır. Kişi daha sık unutmaya başlar ve daha sonra da hatırlayamaz. (Ara sıra randevuları ve isimleri unutmak normaldir.)
Bilinen işleri yapmada güçlük: Demanslı insanlar günlük işlerini yapma ve planlamada zorlanırlar. Yemek hazırlama, oyun oynama gibi faaliyetlerde etap ve aşamaları karıştırırlar. (Nadiren bir odaya niçin geldiğini veya ne söylemeyi planladığını unutmak normaldir.)
Konuşma ile ilgili problemler: Alzheimerli hastalar basit kelimeleri unutabilir ve uygun olmayan kelimelerle değiştirebilirler. Bunlar da konuştuklarının ve yazdıklarının anlaşılmasını zorlaştırabilir. Örneğin diş fırçası kelimesini bulamaz yerine “ağzım için olan şey” diyebilir. (Zaman zaman doğru kelimeyi bulmada zorluk olması normaldir.)
Zamana ve yere yönelik sorunlar: Alzheimerli hastalar kendi çevrelerinde semtlerinde kaybolmaya başlarlar. Nerede olduğunu, oraya nasıl geldiğini ve eve nasıl geri döneceğini unuturlar. (Haftanın gününü veya nereye gittiğini ara sıra unutmak normaldir.)
Karar verme yeteneğinde güçlük ve azalma: Alzheimerli hastalar uygun olmayan tarzda giyinebilirler. Sıcak bir günde birkaç kat veya soğukta ince giyinme gibi. Kara verme yetenekleri zayıflamıştır. (Zaman zaman şüpheli veya tartışmalı karar verme normaldir.)
Düşünceyle ilgili problemler: Alzheimer’liler karışık mental görevleri gerçekleştirmede zorlanabilirler. Rakamların nasıl ve niçin kullanılacağını unutmak gibi. (Ara sıra mali hesapları dengelemede zorlanmak normaldir.)
Eşyaları yanlış yerleştirme: Alzheimerli hastalar eşyaları alışılmadık yerlere koyabilirler. Ütüyü buzdolabına veya kol saatini şeker kutusuna gibi… (Anahtarları veya cüzdanı geçici olarak yanlış yere koymak normaldir.)
Davranış ve mizaç değişiklikleri: Alzheimer’li hastalar hızlı mizaç oynamaları gösterebilirler. Belirgin bir neden yok iken, sakin bir halden kızgınlaşabilir veya ağlayabilirler. (Ara sıra karamsar ve üzgün olmak normaldir.)
Kişilik değişiklikleri: Demanslı hastaların kişilikleri, dramatik olarak değişebilir. Aşırı derecede korkulu, şüpheci veya aile üyelerine bağımlı olabilir. (Yaşlanma ile kişilik özelliklerinin biraz değişmesi normaldir.)
İnisiyatif kaybı: Alzheimerli hastalar çok pasif olabilirler, saatlerce televizyonun karşısında oturabilirler, olağandan daha fazla uyuyabilirler, günlük işlerini yapmak istemezler. (Bazen iş ve sosyal yükümlülüklerde yorgunluk hissi normaldir.)
Alzheimer hastalığının tanısında kullanılan testler nelerdir?
Alzheimer’li bir hastaya tanı konulmasını sağlayacak tek bir test bulunmamaktadır. Yapılabilecek birkaç çeşit test vardır. Hastalanmadan önce, hastalığı tanımlayabilecek bir test yoktur. Tanısal testler ve kriterler, doktorun % 90 oranında doğru bir tanı koymasını mümkün kılar. Değerlendirme şu adımları içermelidir:
•Nöroloji Uzmanının konsültasyonu
•Tıbbi öz geçmiş (hastalıklar, ilaç kullanımı ve aile ile ilgili sağlık problemleri )
•Mental durum ve hafıza, lisan ve koordinasyonlarla ilgili değerlendirme
•Fizik muayene
•Sinir sistemi muayenesi
•Beyin görüntüleme
•Laboratuar testleri
•Psikiyatrik değerlendirme
Alzheimer’in tedavisi mümkün mü?
Alzheimer Hastalığı’nın kesin bir tedavisi yoktur. Fakat, ilaç ve ilaç harici tedaviler hastanın, anlama ve idrak yeteneği ile davranışsal (giyinme, yemek, banyo, hijyen, yakınlarını tanıma) bulgularında oluşan sorunların azalmasına yardımcı olabilir. Hastalığın seyrini değiştirecek ve hastanın hayatının kalitesini artıracak yeni tedaviler üzerinde çalışmalar yapılmaktadır. Hastalık bulguları, beyin hücreleri öldükçe ve hücreler arasındaki ilişkiler kayboldukça kötüleşmektedir. Halen kullanılan ilaçlar bu ilerleyici hücre kaybını etkilemese de, bulguları azaltabilir. Bu ilaçlar evde bakım ihtiyacını da geciktirebilir.
Bütün dünyada çoğu kültürde bilgelik, yaşlanmanın olumlu yanı sayılır. Gençler güzel olabilirler, ama yaşlılar bilgedir ve yıllar içinde kazandıkları deneyimlerin toplumda değeri vardır.
Alzheimer hastalığı, düşünce süreçlerini darmadağın edip, onlar zihinsel karmaşa ve engellenmişlik denizinde yelkensiz bırakan, düşkünleştirici bir beyin bozukluğudur. Tüm dünyada demansa yakalanmış 18 milyon kişi vardır ve sayısız akraba ve dost büyük anne-babalarını, anne-babalarını veya eşlerini bu hastalığın pençesinde kıvranırken izlemek zorunda kalır.
Alzheimer hastalığı için henüz bir kesin bir sağaltım bulunamamış olmakla birlikte, bu durumun ilerleyişini yavaşlatmaya yardımcı bazı tedaviler vardır. Bugün artık hastalığın ileri biçimlerinde gündelik yaşam etkinlikleriyle bağlantılı işlevleri daha iyiye götüren ve bakım ve gözetim gereksinimini azaltan yeni bir tedavi bile var. Oysa hala daha Alzheimer hastalığı yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak göz ardı ediliyor ve tutulanlar bakım veya tedavi masrafları açısından ihmal ediliyor. Ayrıca, yaşlı insanların yanı sıra, ender olsa da genç ve orta yaşlı insanların da hastalığa tutulabileceği gerçeği de görmezden geliniyor.
Bu, etik olarak kabul edilemez olmanın yanı sıra, Avrupa’da ve bütün dünyada nüfusun bütün olarak yaşlandığı göz önünde bulundurulursa, katlanılamaz bir tutumdur. Yaşlanmakta olan bu nüfusun bireylerinin Alzheimer hastalığıyla bakımevlerinde solup gitmelerine ve/veya aileleri ve dostları için parasal ve duygusal yük haline gelmelerine izin veremeyiz. Bu bölümde; Alzheimer hastalığı hakkındaki bu bilgiler sizlerin hayatını kolaylaştırmak üzere hazırlandı.
Alzheimer Derneği ve Alzheimer Vakfı, Alzheimer Hastalığı bilincinin geliştirilmesi, hastalığın toplumda tanınmasının sağlanması, hastaların ve yakınlarının desteklenmesi, kendi kendilerine yardım için zemin hazırlanması, daha iyi bilgilenme ve bakım sağlanması, bu konudaki bilimsel çalışmaların arttırılması ve desteklenmesi amacıyla kurulmuştur. Kurucular arasında Alzheimer Hastalığı ve diğer demans hastalıklarıyla ilgilenen sağlık personeli, hastalar, hasta yakınları ve gönüllüler yer almıştır.
Dernek ve Vakıf, toplumumuzda hastalığın daha iyi tanınması, önemsenmesi ve mücadelesinde daha bilgili olunması için büyük çabalar göstermektedir. Özellikle hasta yakınları ile sürekli ilişki içinde olarak sorunlarının paylaşılması ve ülkemiz koşullarına en uygun çözümlerin yaratılması hedeflenmekte, bu hedefler çerçevesinde çeşitli etkinlikler yürütülmektedir. Alzheimer Derneği yurt çapına yayılan Ankara, İzmir, Bursa, Eskişehir, Adana ve Mersin ve kurulmakta olan Samsun şubeleriyle hedeflerini gerçekleştirmeye çalışmaktadır.
Alzheimer Derneği’nin kurucusu olduğu Alzheimer Vakfı’na bağlı olan Alzheimer Vakfı Huzurevi 2002′de yatılı bakımevi olarak İstanbul Altunizade’de hizmete girmiştir. 20 yatak kapasiteli olan Bakımevi’nde hastalara yönelik spor, müzik, resim, el becerileri ve takı çalışmaları gerçekleştirilmektedir. Ayrıca Ankara ve Eskişehir şubelerinini öncülüklerinde Gündüz Bakımevi hizmeti verilmektedir.
Alzheimer Vakfı ve Derneği hasta yakınlarının yükünü paylaşabilmek amacıyla destek grupları oluşturmuştur. Destek grupları uzman psikologların katılımıyla desteklenen haftada bir gün yaklaşık bir buçuk saat süren hasta yakını paylaşım toplantıları şeklinde organize edilmiştir.
Her yıl 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü çerçevesinde hastalığın toplumda tanınmasının sağlanması amacıyla birkaç haftalık bir döneme yayılarak birçok faaliyet yapılmaktadır. Ayrıca, toplumu bilgilendirmek amacıyla Alzheimer Hastalığı konusundaki önemli bilgileri içeren broşürler, kitaplar hazırlanmakta ve dağıtılmaktadır. Alzheimer Derneği ve Alzheimer Vakfı’nın etkinlikleri hakkında daha ayrıntılı bilgi için www.alz.org.tr adresine başvurulabilir. Bunun yanında 24 saat boyunca hizmet veren Alzheimer Bilgi Hattı’nda (0800 211 80 24) Alzheimer Hastalığı’na ilişkin ayrıntılı bilgiler de verilmektedir.