Öncelik Sırt Bölgemiz 12 adet omur ve omurların arasında bulunan disklerden oluşur. Ayrıca her bir sırt ve göğüs kafesi omuruna iki kaburga kemiği eklem yapmaktadır bununla birlikte göğüs kafesimiz oluşmaktadır. Sırt bölgesi diğer Boyun ve bele göre daha az hareketli. Bu nedenle, fıtık, kireçlenme, gibi rahatsızlıklardan daha az etkilenmektedir.
sırt ağrısı nedenleri nelerdir?
- Stres (sabah yorgunluğu, bitkinlik, yaygın başağrıları)
- Kötü duruş (bilgisayar kullanımı, sürüş)
- Kambur
- Omurga eğriliği yana
- Juvenil kifoz (çocuklarda gelişimsel dönemi sırasında özellikle erkek kambur bir tür)
- Hiparostosis (artrit erkeklerde daha sık görülen bir tür)
- Ağrı iç organları da yansımıştır
- Interkostol nevralji
- Geri fıtık ve fıtık ve artrit ağrısı ense artrit yansıması (bu durumda özellikle kürek kemikleri arasında ve altında ağrı olur)
- Osteoporoz (kemik erimesi)
- İltihaplı romatizma (ankilozan spondilit)
- Multiple myeloma (kemik tümör türü)
- Kemik tüberkülozu
- Depressed kırıkları
- Iyileşmiş omurga kırıkları
Sırt ağrısı hangi durumlarda daha çok tehlikelidir?
- Şiddetli ağrı
- Gece terlemeleri
- Kilo kaybı
- Boy kısalması
- Bacaklarımızda güçsüzlük, uyuşma
- Yüksek sedimantasyon, kan idrar protein kanıtladı
- Solunum sıkıntısı
Işaret ve sırt ağrısı belirtileri ve ciddiye alınması gereken bu durumu eşlik ediyor daha ileri araştırmalar yapılmalıdır.
Çoğunlukla mekanik bel ağrısı, dejeneratif bozukluklar ya da bel ya da boyun ağrısı yayılıyor
iyatik ve Siyatik Ağrısı nedir?
Siyatik kelimesi ilk defa 1452 yılında kullanılmıştır. Siyatik bir sinir adıdır bu sinirin geçtiği bölgelerde hissedilen ağrıya ise siyatik ağrısı denir. Siyatik siniri, leğen kemiğinden başlar, kalça içinden geçerek, iki bacağımızın arka yüzü boyunca dizimize kadar iner burada sinir çatallanır ve diz altında baldır kısmına yayılır, bu sinir Vücudumuzdaki belki de en büyük sinirdir. Siyatik ağrısı lokal bir ağrı değildir, bütüncül bir yapı gösterir. Siyatik ağrısı bazen hafif seyretse de bazen ağrı sahibi yürüyemez hale gelebilir. Dikkat ve önem gerektiren bir ağrı çeşididir. Siyatik çoğu zaman tek başına görülmez bel fıtığı, disk kayması, omurga hastalıkları, şeker gibi sinirleri sıkıştıran rahatsızlıklarla beraber görülebilir.
Siyatik ağrısı çekenler ağrılarını genelde şöyle ifade ederler:” Belimden, ayağıma kadar bir ağrı hissediyorum” ya da “Sanki gövdemden topuğuma kadar bir çekme hissi yaşıyorum” bu ağrı tarifi siyatik ağrısına işaret eder. “ hasta Bel fıtığı hastası ise ağrısının vücudunun tüm alt kısmına yayıldığını söyleyebilir.
Siyatik ağrısının nedeni nedir?
Çok fazla nedeni olabilir ama temel etken sinirlerin baskılanması, zarar görmesi ya da yıpranmasıdır. Omurların siniri sıkıştırması, şeker hastalığının ya da diğer omurga hastalıklarının etkileri, iltihaplanan bölgelerin Siyatik sinirini etkilemesi, disk kaymalarının siniri sıkıştırması, skolyozlar, doğuştan gelen kemik bozuklukları, travmalar, yanlış iğne kullanımı, siyatik sinirini olumsuz etkiler ve siyatik ağrısının doğmasına neden olur.
Siyatik’in belirtileri nelerdir?
Püf Noktası: Düz yatıp ayağınızı, dizleriniz kırmadan kaldırdığınızda ağrı duyuyorsanız ve bu ağrı siz ayağınızı daha yukarı kaldırdıkça artıyorsa siyatik ağrınız var demektir. Fakat spor yapmayan biri için sıradan hareketler bile ağrılı olabilmektedir duyduğunuz ağrının kondisyon eksikliğinden mi yoksa siyatik ağrısından mı kaynaklandığını siz kontrol etmelisiniz. Gerekiyorsa doktora başvurmalısınız.
Siyatik’in Tedavisi nasıl yapılır?
Siyatik hastaları hastanelerinin hangi bölümünde tedavi edilir?
Öncelikle Fizik tedavi birimi gerekli görülürse Beyin Cerrahisi bölümüne gidilmelidir. Nöroloji, Dahiliye ve ortopedi de bu hastalığa baz yerlerde bakabilir.
Kelime anlamı ‘eklemin içine bakmak’ olan artroskopi, eklem içinin büyütülerek bir kamera vasıtası ile izlenmesidir. Bu sayede, eklem içerisine bakılarak hastanın tedavisinde kolaylık sağlayan bir yöntemdir.
Artroskopi sayesinde eklemlerden parça alınabilir, eklemlerdeki serbest kıkırdak parçaları izlenerek alınabilir veya ufak yırtıklar izlenerek tedavi edilebilir. Toplumuzda yaygın olarak bacak eklemlerinde uygulanmakta olup, el, ayak, omuz ve dirsekte de artroskopi yapılabilmektedir.
ARTROSKOPİ HANGİ DURUMLARDA YAPILIR?
gibi durumlarda artroskopiden yardım alınmaktadır.
NASIL YAPILIR?
İlgili ekleme yarım santimetrelik küçük bir kesi yapılır. Bu kesiden Artroskopi cihazı sokulur. Sonra aynı boyutlarda ikinci bir kesi açılarak bu kesiden cerrahi müdahale yapacak ve eklem içinde rahat çalışılmasını sağlayacak cihazlar yerleştirilir. Bu arada eklem içine serum fizyolojik sıvısı aktarılır. Bu sıvı eklemin içinin daha rahat görülmesini ve eklemlerin içinin yıkanmasını sağlar. Bu sıvı, ameliyattan sonra açılan deliklerden geri boşaltılır. Ameliyat sonunda açılan delikler dikilerek kapatılır.
İYİLEŞME SÜRESİ
Açık ameliyatlara oranla gayet avantajlı bir metottur. İyileşme ve yatış süresi çok kısa sürmektedir. Küçük kesikler söz konusu olduğu için estetik ve enfeksiyon riski çok azdır. Bu metotta hasta aynı gün koltuk değneği gerekmeksizin ayağa kalkabilir, birkaç gün içinde de taburcu edilebilir. Birkaç günün sonunda uzun yürüyüşler yapılabilir. Ameliyatın güçlük derecesi arttıkça süre de uzayabilmektedir.
Kas hastalıklarında devrim niteliğinde bir metot olan kuru iğne tedavisi, birçok hastada yüz güldürücü sonuçlara neden olmaktadır. Akupunktur’ dan farklı bir yöntem olup, bu tedavi sayesinde birçok kaslara bağlı hastalık tedavi edilebilmekte, %95 oranında başarı sağlanabilmektedir. Tedaviye cevap vermeyen hastalarda ise genellikle kasta başka bir patolojik bulgu söz konusu olmaktadır.
Tedavi hastanın durumuna göre seanslar halinde yapılabilmektedir. 12 yaşından sonra iskelet- kas şikâyeti olan hastalara uygulanabilmekte ve çoğu hastalık kuru iğne tedavisinin uygulanmasına engel olamamaktadır. Tamamen yan etkisiz olan kuru iğne tedavisi, günümüzde sıkça kullanılır hale gelmiştir.
Yazımızda kuru iğne tedavisinin, hangi kas hastalıklarında kullanıldığı ve nasıl yapıldığı konusunda bilgi sahibi olacaksınız. Yararlı olmasını diliyoruz.
HANGİ HASTALIKLAR TEDAVİ EDİLEBİLİR?
Kuru iğne tedavisi, tek başına birçok ağrılı hastalığı tedavi etmede yeterli olmaktadır. Genellikle,
HANGİ BÖLGELERE UYGULANABİLİR?
Kişinin vücudunda kas olan çoğu bölgeye uygulanabilmektedir. Bu bölgelere örnek olarak, sırt, boyun, bel, kalça, omuz, diz, dirsek verilebilir. Kuru iğne tedavisinin uygulanacağı kaslarda genel izlenim ağrı, uyuşma, karıncalanma, kramp, şişme, hareket kısıtlılığı, yanma, bölgede kısa süreli renk değişikliği ve batma şeklinde ortaya çıkar. Bunlara ilaveten kişide sebepsiz yere üşüme ve terleme de görülebilir.
NASIL YAPILMAKTADIR?
Kuru iğne tedavisi, değişik uzunluktaki iğnelerin, ağrı olan kaslara batırılması esasına dayanmaktadır. Batırılan her bir iğne kas reflekslerini uyarmakta ve kaslardaki şikâyetleri ortadan kaldırmaktadır. İğne batırıldığında önce kasta bir kasılma olur ve iğneyi kavrar. Daha sonra kas uzayarak, gevşer ve iğne kolayca çıkarılır.
Ağrı olan kas, kısalmış veya kasılmış durumda olabilir. Şayet sorunlu olan kas demeti birden fazla ise, fazla miktarda iğneleme yapmak gerekebilir.
Kuru iğne tedavisinde iğne batırılmasına müteakip hemen çıkarılır. Yani iğnenin bekletilmesi durumu söz konusu değildir. Kuru iğne tedavisi uygulandığında hafif acı duyulması söz konusudur. Bu acı iğne çıkarıldığında rahatlama şeklinde kendini belli eder.
TEDAVİDE BAŞARI NELERE BAĞLIDIR?
Omurgada boyun, sırt ve bel bölgesinde 3 adet doğal eğrilik (kavis) vardır.
- Bu eğrilikler sayesinde omurgamız üstüne düşen yük miktarını en aza indirir ve esnek bir biçimde hareket edebilir.
- Bel bölgesi 5 adet omur ve sakrum(sağrı) kemiğinden oluşur.
- Omurlar üst üste gelerek; içinden omurilik ve sinirlerin geçtiği omurga kanalını oluşturur.
- Omurga omuriliği ve sinirleri korur; vücudumuzun hareketini sağlar.
- Omurlar birbirlerine önde “disk” dediğimiz yastıkçıklar, arkada “faset” eklemleri ile tutunurlar.
- Diskler aslında omurların birbirine sürtünmesini engelleyen jöle kıvamında amortisörlerdir.
- Disklerin görevi yürüme, oturma, yük kaldırma sırasında oluşan sarsıntıları emmek, omurların üzerine düşen yükü eşit olarak azaltarak, ağırlığı dengeli biçimde alt seviyelere iletmektir.
- Omurlar birbirlerine arkadan iki adet faset eklemi ile tutunur.
Faset eklemleri vücut yükünün % 5-20′ sinin taşınmasından sorumludur.
- Kötü kullanıma bağlı yük miktarı arttırılırsa faset eklemlerinde zamanla bozulmalar ve ayrılmalar oluşur.
- Her disk iki bölümden oluşur: sağlam liflerle örülmüş dış bölüm yumuşak ve jölemsi iç bölüm.
- Sağlam dış bölüm yumuşak ve jölemsi iç bölümü korur ve esnek hareketi sağlar.
- Omurga bu oluşumlar dışında bağlar ve kaslar tarafından desteklenir. Bağlar, diskleri ve omurları yerinde tutan sağlam şeritlerdir.
- Kaslar ise hareketi denetler, omurgayı destekler ve sağlamlık kazandırır.
- Omurilik beyinimizin verdiği emirleri vücudumuzun diğer bölümlerine taşınmasından sorumludur.
- Omurilik üst bel bölgesinde sonlanarak bacak kaslarına, idrar kesesine, cinsel organlara giden sinir dalları verir.
- Bu sinirler bacağın hareketini, hissini, idrar çıkarma, dışkılama ve cinsel fonksiyonunuzu sağlar.
Çevremizdeki her 3 kişiden biri hayati boyunca en az bir kez boyun ağrısı çeker. Masa ve tezgah başında çalışanlarda, bilgisayar kullananlarda boyun ağrısı yaygındır. Özellikle kadınlarda yaşın ilerlemesiyle ağrı artar. Günlük yaşamdaki gerilimler ve iş stresi boyun ağrısını arttırır. Boyun ağrısıyla birlikte sırt-omuz ağrısı, ellerde uyuşma, baş dönmesi, dengesizlik ve başağrısı görülebilir. Boyun probleminiz bir kazadan sonra aniden de ortaya çıkabilir. Kol ağrısı ile birlikte olan boyun ağrıları mutlak tetkik edilmelidir.
Toplumda her 100 kişiden 80’i hayatının bir döneminde bel ağrısından yakınır. Bel ağrısı olan hastaların % 70-85′i 6 hafta içinde kendiliğinden iyileşir. Bel ağrısı; kas spazmı, bel kayması, kireçlenme, romatizma, kemik erimesi, omurlarda
kırık ve bel fıtığı gibi çeşitli nedenlerden oluşabilir.
Bel ağrılarının ancak % 2′si bel fıtığıdır. Gerçek bel fıtıklarının ancak % 15’i cerrahi tedavi gerektirir. Belinizi en iyi SİZ, kendiniz koruyabilir ve ağrıdan uzak tutabilirsiniz. Bu yolda sadece DOKTORUNUZ size yardımcı olabilir.
Vücuda destek olan sırtı önemsememek hiç doğru değil. Sırt ağrıları milyonlarca insanın ortak sorunu. Özellikle gelişmiş ülkelerde sırt sorunları önemli bir probleme dönüştü. Bunun için sırt sağlığına özen göstermeliyiz.
Yapılan bir araştırmaya göre sırt ağrılarından yakınanların yüzde 35�i için sırt ağrıları kronik bir soruna dönüşüyor. İnsanların sırtları neden ağrır? Tıp uzmanları başlıca nedenleri şöyle sıralıyorlar: Kötü duruş, incinme, stres, hamilelik, yaşlılık ve aşırı kullanma.
Duruşa dikkat
Eğer düzgün durmayı ilke edinirseniz sırt ağrılarınızın azaldığını göreceksiniz. Bir süre sonra da hiçbir şikayetiniz kalmayacak. Otururken öne doğru eğilmemeye dikkat edin. Omuzlarınız öne doğru gelmesin. Sürekli olarak omuzlarınızı geri itin ve midenizi içinize çekin. Böylece vücudun ağırlığını eşit olarak çeşitli bölgelere dağıtmış olursunuz. Sakın bacak bacak üstüne atarak oturmayın. Bu alışkanlık kan dolaşımını zorlaştırır. Eğileceğiniz zaman sırtınızı öne eğmeyin. Dizlerinizi kırarak diz çökün. Böylece sırtınıza fazla yük binmesini önlersiniz. Alışverişten dönerken, yükü bir elinizde taşımayın. İki ayrı çanta ya da torbaya eşit miktarda malzeme koyun ve öyle taşıyın. Sırtınız ve omuzlarınız arasında denge kurulmasını sağlamakla, sırt ağrısı çekmekten kurtulursunuz.
Ağrılara neden olan hastalıklar
Schuermann hastalığı:
Boyun ve bele göre sırttaki omurlar daha az hareketlidir. Bu nedenle büyüme çağında kan dolaşım problemlerine ait omur düzeyindeki gelişim hastalıkları en çok sırtta görülür. Büyüme çağında kas, eklem uyumsuzluğu yaşayan çocukların sırtlarında ortaya çıkan kifoz adı verilen yuvarlılık, kamburlaşma sırt ağrısına neden olabiliyor. Hastalığın habercisi olabileceği gibi bu dönemde öne doğru eğilmelerden de kaynaklanabilir. Skolyoz, çocukluk ve genç erişkinlik dönemlerinde omurganın üç boyutta eğrilmesi sırt ağrısıyla kendini belli edebilir. Bu sırt ağrıları hareketle artan dinlenmeyle geçen özelliktedir.
Enflamatuar (İltihaplı) romatizmal hastalıklar:
Enflamatuar, gece ağrıları diye adlandırılan bu sırt ağrıları hastalığın en çok bilinen belirtisidir. Gecenin ikinci yarısında uykudan uyandırabilecek şiddette görülür. Ağrıların yanı sıra eklem şişmeleri, sabah sertliği şikayetleri ortaya çıkar. Romatizmal hastalıklarda erken tanıyla, hastalık nedeniyle ortaya çıkabilecek tahribat en aza indirilmeye çalışılır.
Osteoporoz adı verilen kemik erimesi hastalığı:
Özellikle geceleri sırtta şiddetli ağrılara neden olabiliyor. Yaşlı kadınlarda sırt ağrıları, osteoporoz nedeniyle ortaya çıkan osteoporotik yıkım adı verilen, omurların şekillerini kaybedip çökmesinden kaynaklanabilir.
Kanser:
Orta yaş üstünde (40 yaş üzerinde) omurgaya yayılmış kanser nedeniyle gece sırt ağrıları ortaya çıkabilir. Ağrıların bu yönde araştırılması gerekiyor. Hastalığın elenmesinde en kolay tanı yöntemi iki yönlü sırt grafisi çekmek.
Oransızlık problemleri:
Kilo ve boy endeksine göre göğüsleri büyük olan kadınlar sırt ağrısı çekebiliyorlar.
Kalp hastalıkları:
Kürek kemiğine vuran sırt ağrıları, kalp hastalıklarından şüphelenmesine neden olabiliyor. Safra yolları hastalıklarında sırt ağrısı ilk belirti olarak ortaya çıkabiliyor.
Zona:
Sinir uçlarında iltihaplanması sonucu ortaya çıkan hastalık hiçbir belirti vermeden sırt ağrısıyla kendini gösterebiliyor.
Psikosomatik neden:
Sırt ağrıları sadece yaşam koşulları ve strese bağlanmamalı. Her türlü hastalık irdelenmeli.
Ağrıları geçirmek için
Eğer sırtınız ağrıyorsa, yaptığınız iş ne olursa olsun o işi bırakın. Eğer sırtınızda sıcaklık da varsa, soğuk kompres uygulayın. Eğer sırtınız ağrırken aynı zamanda geriliyorsa, sıcak su torbasını sırtınızda gezdirin. Bu arada ağrı kesici bir ilaç da alabilirsiniz. Eğer iki üç gün içinde sırt ağrılarınız geçmezse bir doktora görünmelisiniz.
Uzun süre yatak istirahati yapmak, sırta destek veren kasları zayıflatabilir. Bu nedenle sadece yatarak ağrı geçirmeyi denemek yanlıştır. Bu arada yoga hareketlerinin sırt için son derece yararlı olduğunu belirtelim.
Sağlıklı bir sırt için
1 – Stres ve gerginlik, sırt kaslarının gerilmelerine neden olur. Bu nedenle haftada bir kez sırtınıza masaj yaptırın ya da yoga yapmayı öğrenin. Sırt kaslarının rahatlaması için bu önlemleri almak zorundasınız.
2 – Sırtın sağlıklı olabilmesi için doğru egzersizleri seçmek çok önemlidir. Yüzme ve yürüyüş sırt için ideal egzersizler olarak nitelendirilir, ama siz gene de bir doktora danışın.
3 – Oturduğunuz sandalye ya da koltuk, mutlaka çok rahat olmalı. Ve sırtınıza destek vermeli. Evde iş yerinde ve arabada bu hususa dikkat etmelisiniz. Yumuşak kanape ve koltukların arkalarına yastık koyarak destek almak gerekir.
4 – Yaşamımızın yaklaşık üçte birini uyuyarak geçirdiğimize göre yatağımıza da dikkat etmemiz gerekiyor. Yatağınız kalçalarınızın ve omuzlarınızın rahat edebileceği bir şekilde olmalı.
Sırt Kaslarınız İçin Yapabileceğiniz Basit Egzersizler
1. Boynunuzu Esnetin
Dik olarak oturun ve başınızı kendi etrafında döndürmeden omuzlarınıza doğru hafifçe eğin. Telefonla konuşurken ahizeyi bir sağ omuzunuza bir de sol omuzunuza koyarak bu egzersizi yapabilirsiniz.
2. Omuzlarınız İçin
Dik oturuş pozisyonunuzu bozmadan gece yatış pozisyonlarınızdan kaynaklanan sırt ağrılarınızı gidermek için omuzlarınızı önce öne sonra arkaya doğru düzenli rotasyon ile hareket ettirin.
3. Göğüs Kasları İçin
Dik oturur pozisyonunuzu bozmadan kollarınızı gergin olarak önde göğsünüze paralel şekilde birleştirin. Kollarınızın gergin olmasına özen gösterin ve elleriniz birbirine birleşik iken, başınızın üstüne doğru kol iç kasları ve gögüs kaslarınızın gerilmesini sağlayın.
4. Sırt Kaslarına Devam
Dik oturur pozisyonunuzu koruyarak Önce sağ/sol kolunuzu yana doğru açın. Elinizi bileğinizden yukarı doğru avucunuz dışa bakacak şekilde gerin ( Bu sizin alt kol iç kaslarınızı açacaktır). Pozisyonu bozmadan kolunuzu sırtınıza doğru gerin ve el bileğinizi kendi etrafında çevirin. Kolunuzu başınıza paralel kaldırın ve aynı hareketi tekrarlayın. Kütürdeyen kas seslerinizi duyacaksınız. Aynı işlemi diğer kolunuza da uygulayın.
5. Sıra Bacaklarda
Sırtınızı dik tutmaya çalışarak bacağınızı göğsünüze doğru çekin. Arka bacak kaslarınızın gerginliğini hissedene bu hareketi yapın. Pozisyonu bozmadan ayak bileğinizi kendi etrafında döndürün ve gergin durumdayken yavaşça sandalyenin yanına 2. şekildeki gibi bırakın. Diğer bacağınıza da aynı işlemi tekrarlayın.
6. Yan Bacak Kaslarınız İçin
Dik oturur pozisyonda önce sağ/sol bacağınızı dik olarak gövdenize paralel olarak uzatın. Bacağınızı gergin hale getirip ayak bileğinizden ayağınızı kendi etrafında çevirin.
Boyun bölgesi ağrıları, bel ağrılarından sonra en sık karşılaşılan kas iskelet sistemi rahatsızlığı. Boyun ağrılarının görülme sıklığının yüzde 5-10 dolayında olduğu tahmin ediliyor.
Boyun ağrılarının ne kadarı boyun fıtığından kaynaklanıyor?
Aslında sanıldığının aksine boyun fıtıkları boyun ağrılarının en sık karşılaşılan nedeni değil. Boyun bölgesi ağrılarının ancak yüzde 10- 20 kadarı boyun fıtığı kaynaklı. Fıtık ağrısı diğer ağrılara göre şiddetli olduğundan böyle yanlış bir kanı yerleşmiş. En sık karşılaştığımız boyun ağrısı nedeni myofasial ağrı sendromu olarak adlandırdığımız kas gerilme ağrıları. Bunu 50 yaşından sonra ortaya çıkan omurga kireçlenmesine bağlı ağrılar izliyor.
Boyun fıtıklarında ne zaman �ameliyat� denir? Ameliyat sonrası tekrar riski ne kadar?
Bu konuda tam bir fikir birliği yok. Fizik tedavi uzmanı olarak bizler operasyonu son çare olarak düşünüyoruz. Bununla beraber büyük fıtıklarda omurilik bası bulguları oluşabilir. Böyle bir durumda hastalar bir an önce ameliyat edilmeli. Benzer şekilde fıtığın boyundan kola giden sinirlere bastırması durumunda kol kaslarında kısmi felç durumu oluşabilir. Kas gücü kaybının giderek kötüleştiği belirlenirse yine cerrahi öneriyoruz. Sıkı takip edilebilen hastalarda kas gücü kaybının iyiye gitmesi durumunda ise fizik tedavi öneriyoruz. Bu hastalar fizik tedavi yöntemleriyle, başarıyla tedavi edilebiliyor. Bazı hastaların ağrıları ise tüm ilaç ve fizik tedavi yöntemleriyle geçmeyebilir. Böyle bir durumda ameliyat öneriyoruz.
Boyun fıtığı dışında kalan ağrılar neden oluşur?
Boyun fıtığı dışında en sık karşılaştığımız myofasial ağrılar, boynun uygunsuz pozisyonda aşırı kullanılmasına bağlı olarak kas gerilmelerinden kaynaklanır. Tipik olarak bilgisayar kullanımı, başın uzun süre öne eğilerek yapılan ofis çalışmaları, uzun süreli telefon konuşmaları en sık karşılaştığımız myofasial ağrı sebepleri. Ayrıca aşırı stres, gerilim ve depresyonda bu tip kas gerilmesi ağrılarının ortaya çıkmasını kolaylaştırıp tedavisini güçleştiriyor.
Ağır taşıma, meslek duruş bozukluklarının ağrılarda rolü nedir?
Boyun fıtıklarında bel fıtıklarından farklı olarak ağır taşımanın ve mesleğin etkisi belirgin değil. Alışkanlıklara bağlı duruş bozuklukları ve özellikle uygun olmayan yatak ve yastıklarda yatış en sık karşılaştığımız sebepler arasında. Fıtık dışında kalan ağrılar ise bilgisayarla uzun süreli çalışan ve ofis ortamlarında çalışanlarda sık görülmektedir.
Boyun ağrılarına çekenlere öneriler
Boyun ağrısından korunmak için ofis çalışanları ergonomiye dikkat etmeli. Özellikle monitor göz hizasının hafif altında olmalıdır. Uzun süre baş eğik pozisyonda çalışılmamalı. Eğer bu tip aktiviteden kaçınmak mümkün değilse saatte bir ara verilip, boyun kaslarına düzenli germe egzersizleri yapılmalı. Özelikle yaygın bir alışkanlık olarak karşılaştığımız televizyon karşısında, kanepe ve koltukta uygunsuz baş pozisyonu ile televizyon seyretmek ve uyumaktan kaçınılmalı. Geceleri yastıksız ya da çok yüksek yastıkta yatılmamalı. Mümkünse ortopedik yastık kullanılmalı. Özellikle bayanlar ıslak saçla yatmamalı. Boyun ağrısı çeken hastalar oyalanmadan öncelikle bir fizik tedavi rehabilitasyon uzmanına başvurmalı ve onun tavsiyeleri doğrultusunda hareket etmeliler.
Ağırlık olarak kafamızı yüklenen boynumuz, günlük yaşamımızın getirdiği duygusal streslere, uygun olmayan tutuş biçimlerine, aşırı kiloya ve kazalar gibi etkenlere açık hassas bir bölgemizdir.
Boyun ağrısının birçok nedeni olabilir. Boyun ağrısı ağrı kesici, esnetme egzersizleri ile sıcak ve soğuk tedavi uygulanmasıyla tedavi edilebilse de önemli olan boyun ağrısının arkasında yatan nedeni bilmektir.
Amerikan Ulusal Sağlık Kütüphanesi, boyun ağrısını tetikleyen durumların listesini hazırladı:
- Boyun kaslarınızı germe.
- Uzun süreli oturma.
- Kitap okurken, çalışırken ya da televizyon izleme gibi aktivitelerle meşgul olurken boynunuzun kötü duruşu.
- Uygunsuz yerleştirilmiş bilgisayar ekranını izlemek için boynu germek.
- Alıştığınız şekilde uyumamak.
- Spor yaparken boyun kaslarınızı incitmek.
- Eklem iltihabı, fıtığa dönüşmüş disk, nadiren de menenjit gibi sağlık sorunları boyun ağrısına neden oluyor.