Beyin zarına yada beyin dokusu içersine kan sızıntıları ile ortaya çıkarlar. Ani bir atardamar yırtılması ile şiddetli bir kanama yada yavaş sızıntı tarzında günlerce süren toplardamar kanaması şeklinde olabilir. Böylece kanamanın yeri(Beyin içi-beyin dışı), kaynağı (atardamar-toplardamar), süresi(dakikalar içersinde-günlerce)ne göre farklı hastalık tablosu ortaya çıkar.
BEYİN İÇİ KANAMALARI: Hipertansif Kanamalar:Beyin kanamaları içinde en sık görüleni olup yaşlılarda ve genellikle tansiyon hastalarında daha sık olarak oluşur . Beyin dokusu içine atardamar yırtılmasına bağlı kanamalar sonucu pıhtı oluşarak beyin dokusuna baskı yapar . Hastalık ani başlangıçlıdır, dakika ve saatler içersinde gelişir, şiddetli baş ağrısına genellikle kusma, şuur bulanıklığı, kol bacak felçleri eşlik eder. Epilepsi tablosu ile nadiren klinik tablo başlayabilir.
Tedavisi: kanama hayatı tehdit edici boyutta ve beyin dokusunda ciddi sıkışmalara yol açmışsa cerrahi girişimle kanama boşaltılmalıdır. Aksi halde küçük, hayati tehlike doğurmayacak boyutta ise vücut tarafından temizlenmesi beklenebilir. Bu sürede ilaç tedavisi uygulanır.
Doğumsal damar anomalilerine bağlı kanamalar: Bunlar daha çok genç yaşlarda görülür. Doğumsal olarak mevcut anormal bir damar yapısından (Arteriovenöz malformasyon=AVM, kavernom) oluşan kanamalarla meydana gelir. Yine ani baş ağrısı, kusma, epilepsi, organ felçleri, koma görülebilir. Tedavide. Kanamanın boşaltılarak kanamaya yolaçan anormal damar yapısının çıkartılması gerekir.
ANEVRİZMA KANAMALARI (Subaraknoid kanamalar): Genellikle gençlerde ve orta yaşlılarda görülür. Doğumsal yada sonradan oluşan atardamar cidarında zayıf bir bölgede baloncuk oluşturması ve daha sonra bu zayıf damar bölgesinin yırtılarak beyin boşluklarına kan dolması ile oluşur. Ani başlangıçlıdır. Hasta genellikle öksürme, hapşırma yada ıkınma sonrası yada durup dururken şiddetli bir ense ağrısı hisseder. Bu o zamana kadar yaşanmış baş ağrılarından çok farklı ve şiddetlidir. kusma ve bilinç kaybı-bayılma eşlik eder. Ağrı özellikle ense kökündedir, hafif sızıntı tarzındaki kanamalarda hasta boynunun tutulduğunu sanabilir. Bu yakında ortaya çıkacak şiddetli bir kanamanın ön bulgusu olabilir. Anevrizma kanamalarında hastanın kanayan atardamar bölgesindeki anevrizma gerek damar içi girişimlerle gerekse ameliyatla kapatılarak kanama ortadan kaldırılır. Ancak bu işlemleri yapabilmek için hastanın komada olmaması, ameliyata uygun bir klinik durumunun olması gerekir.
KRONİK SUBDURAL KANAMALAR: Beyin ile kafatası arasındaki toplardamarların yırtılması ile ortaya çıkan yavaş sızıntı tarzında kanamalardır. günler hatta haftalar boyunca devam eden sızıntı beyin ile kafatası arasında birikerek gittikçe artan baskı oluşturur. Hastada baş ağrısı, bir taraf kol ve bacakta kuvvetsizlik, halsizlik, uyuklama hali daha ileri dönemde koma hali ortaya çıkar, ancak bu bulgular günler içersinde yavaş yavaş gelişir. Hastalık genellikle yaşlılarda ve alkoliklerde sık görülür. Genellikle çok şiddetli olmayan kafa travmaları bu kanamaya yolaçabilir.Yaşlılarda bunama ile karıştırılabilir. Tedavisinde beyin dışına toplanan kan cerrahi olarak çıkartılır. Cerrahi sonucunda hasta tamamen normal sağlığına kavuşur.
Beyin tümörleri geçtiğimiz yüzyılın ortalarından itibaren MR ve Tomografi gibi görüntüleme tekniklerinin tıbbi uygulamaya girmesiyle birlikte kolaylıkla teşhis edilebilen beyin cerrahisinin en ciddi gruptaki hastalıklarındandır.
Beyin tümörleri genellikle bilinenin tam aksine baş ağrısı ile ortaya çıkmazlar. Bu hastalar çoğunlukla sara (yani epilepsi) nöbeti geçirme, kişilik ya da huy değişiklikleri, vücudun bir yarısında kuvvetsizlik, görme, işitme ya da konuşma ile ilgili aniden oluşan bozukluklar, kusma dengesizlik gibi şikayetlerle karşımıza çıkarlar.
Beyin tümörlerinin gerçek ve radikal tedavisi açık cerrahi ile (ameliyatla) yapılır. Günümüzde teknolojinin de bize sunduğu imkanları ve ameliyat mikroskobu ile mikrocerrahi yöntemleri kullanarak beyin tümörlerinin çoğunun kesin ve radikal tedavisini sağlayabiliyoruz. Hastalarımız ameliyattan yaklaşık 3-4 gün sonra herhangi bir sorun olmaksızın yürür vaziyette taburcu olmaktadır. Gamma knife (bir diğer ismiyle gama bıçağı) ya da halk arasında bıçaksız ameliyat diye bilinen yöntemler, diğer ışın tedavileri gibi sadece ameliyata yardımcı yöntemlerdir. Tekrar ediyorum beyin tümörlerinin neredeyse tamamının kesin tedavisi açık cerrahi ile yapılır.
1. Sabahları geç kahvaltı ediyor ya da kahvaltıyı ihmal ediyorsanız, o zaman mevsimlik meyve, meyve suyu ve bir bardak ılık su almayı alışkanlık hale getirin.
2. Havuç hatırlama yeteneğimizi artırır; çünkü beyin metabolizmasını canlandıran enzimler içerir.
3. Zencefil içerdiği maddelerle, beynin yeni fikirler üretmensini sağlar.
4. Sabah bir tatlı kaşığı bal.
5. Kimyon akla yeni fikirler getirir.
6. Çilek stresin etkisini azaltır.
7. Ananas ezberlemek için çok yararlı bir besindir.
8. Avokado kısa süreli hafıza için tüketilebilir.
9. Limon algılama yeteneğini artırır.
10. Karabiber
11. Fıstık
12. Fesleğen
13. Lahana, troin bezlerinin aktivitesini azaltır ve bu da sinirlenmeye iyi gelir.
14. Ceviz
15. Ay çekirdeği, bir avuç çekirdek yemek sinirleri yatıştırır. Ayrıca kasların gevşemesini sağlayan magnezyum sayesinde iyi bir uyku sağlar.
16. Bir avuç siyah üzüm.
17. Soğan aşırı yıpranmaya, fiziki yorgunluğa karşı kanı sulandırır. Böylece beyin oksijeni daha kolay alır.
18. Yumurta İçindeki kolin maddesi, beyin hücrelerini yeniler, güçlendirir.
19. Balık beyin hücrelerinin gelişimini sağlayan Omega-3 içerir. Haftada bir kez yenmesi tavsiye edilir.
20. Yulaf, vücuda yavaş yavaş ama iyi bir enerji sağlar. Her gün kahvaltıda yemeye dikkat edin.
21. Barbunya, besinden alınan B1 vitamini eksik olursa, hafızanın normalden daha zayıf olmasına neden olur. Haftada 2-3 kez yenmelidir.
22. Bezelye, Ergenlik döneminde yaşanan anksiyeteyi yok edecek B1 ve B3 vitaminlerini içerir. Haftada en az iki ya da üç tabak alınmalıdır.